i gave you all the love i got (tüm aşkımı sana verdim)
i gave you more than i could give (verebileceğimden fazlasını verdim)
i gave you love (sana aşk verdim)
i gave you all that i have inside (içimdeki her şeyi sana verdim)
and you took my love (ve sen aşkımı aldın)
you took my love (sen aşkımı aldın)
didn't i tell you (sana söylemedim mi)
what i believe (neye inandığımı)
did somebody say that (biri söyledi mi)
a love like that won't last (böylesine bir aşkın kalıcı olmayacağını)
didn't i give you (sana vermedim mi)
all that i've got to give baby (vermem gerek her şeyi bebek ha?)